Başbakan yine yanlış konuştu
Başbakan Erdoğan, cuma günü partisinin il başkanlarına seslenmiş.
Orada, tepki çeken son işlerini savunmak için de CHP'ye yüklenmiş.
Yüklenmesine yüklensin de yalnız CHP'nin olmadığı bir hükümetin işlerini de CHP'ye yıkmasın.
Sayın Başbakan; kendisine verilen ve padişahların bile elinde olmayan yayın durdurma yetkisini savunurken, 'Bu yayın durdurma yetkisini 1994'te CHP iktidarı verdi' buyurmuş.
17 Ocak 2011 Pazartesi
16 Ocak 2011 Pazar
Harem Topkapı Sarayı'nda idi
Harem Topkapı Sarayı'nda idi
Muhteşem Yüzyıl dizisi; Osmanlıcı geçinenlerin ne kadar cahil olduklarını göstermekle kalmadı; Türkiye'deki tarihçiliğin de yetersizliğini ortaya çıkardı.
Günümüzün en namlı Osmanlı tarihçileri bile; daha Hanedan-ı Osman denilen Osmanlı padişahlarının İstanbul'daki evinin neresi olduğunu tespit edebilmiş değiller. Dizinin danışmanı Erhan Afyoncu bile ikide bir, 'Ben de biliyorum Kanuni zamanında haremin Topkapı Sarayı'nda olmadığını...' diyor. Ama yanlış diyor...
İstanbul'un 1453'te fethedilmesinden sonra Sultan Fatih Mehmet; yerini bizzat kendisi tespit ederek; tarihlere Eski Saray olarak geçen ilk sarayın inşa emrini verdi. Bu saray; şimdiki İstanbul Üniversitesi'nin bulunduğu yerde 1454'te tamamlandı.
Muhteşem Yüzyıl dizisi; Osmanlıcı geçinenlerin ne kadar cahil olduklarını göstermekle kalmadı; Türkiye'deki tarihçiliğin de yetersizliğini ortaya çıkardı.Günümüzün en namlı Osmanlı tarihçileri bile; daha Hanedan-ı Osman denilen Osmanlı padişahlarının İstanbul'daki evinin neresi olduğunu tespit edebilmiş değiller. Dizinin danışmanı Erhan Afyoncu bile ikide bir, 'Ben de biliyorum Kanuni zamanında haremin Topkapı Sarayı'nda olmadığını...' diyor. Ama yanlış diyor...
İstanbul'un 1453'te fethedilmesinden sonra Sultan Fatih Mehmet; yerini bizzat kendisi tespit ederek; tarihlere Eski Saray olarak geçen ilk sarayın inşa emrini verdi. Bu saray; şimdiki İstanbul Üniversitesi'nin bulunduğu yerde 1454'te tamamlandı.
15 Ağustos 2010 Pazar
Kahramanlar Böyle Ölür
Yakalanması sonrasında Abdullah
Öcalan’ın verdiği ifadelerden bir bölüm:
“1997’de Yunanlı iki istihbarat generali ile silah yardımı ve Lavrion kampının imkanlarından yararlanma karşılığında anlaştık.
Yunanlı general bizden ısrarla Turizm Bölgelerini vurmamızı ve pilot bölge olarak da Antalya’yı seçmemizi istedi.
Öcalan’ın verdiği ifadelerden bir bölüm:
“1997’de Yunanlı iki istihbarat generali ile silah yardımı ve Lavrion kampının imkanlarından yararlanma karşılığında anlaştık.
Yunanlı general bizden ısrarla Turizm Bölgelerini vurmamızı ve pilot bölge olarak da Antalya’yı seçmemizi istedi.
2 Temmuz 2010 Cuma
Terörle Savaşanları Terörist İlan Etmek
Şu çelişkiye bakıp isyan etmemek elde değil:
Bir iktidar düşünün ki her gün saldırı düzenleyen, devlete meydan okuyan bir terör örgütünün varlığını kabul etmek istemiyor, öte yandan ülkenin aydınlarını, askerlerini, yargı mensuplarını, kendisine karşı olan toplum önderlerini hapsedip bunlardan terör örgütü yaratmaya çalışıyor.
4 Haziran 2010 Cuma
İçimdeki Bahar
Mayıs ayında aldığım mektuplardan biri kalın mı kalındı. Bir santimden fazla!
Önce onu açtım. Bir sayfalık mektup ve 40 kadar fotoğraf. Adının altına “Cumhuriyet okuru” kimliğini yazan Hasan Esen, Ankara Botanik Parkı’nın baharını çekmiş, göndermiş.
Mektubu paylaşmadan geçemeyeceğim:
11 Şubat 2010 Perşembe
Alevi Çalıştayları Bitti...
Alevi Çalıştayı adı verilen toplantılar serisinin ilki haziran 2009'da sonuncusu ise ocak 2010'da yapıldı.
Başbakanlığa bağlı din işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik'in yönetiminde ve Yrd. Doç. Dr. Necdet Subaşı'nın koordinatörlüğünde yapılan Alevilerin talepleri ile ilgili seri toplantılar bitti.
Bu toplantılara katılacaklar ilgili Bakanlık tarafından çağırılıyordu. Alevi kurum temsilcilerinin, Alevi dedelerinin, Diyanet İşleri Başkanlığı temsilcilerinin, İlahiyat Fakültesi bünyesindeki Alevilikle ilgili çalışan öğretim üyelerinin, üniversitelerde Alevilikle ilgili çalışmalar yapan akademisyenlerin,
Alevilik ile ilgili kitap yazan bazı yazarların, Alevi kökenli bazı politikacılarla, Alevilikle ilişkileri bir türlü anlaşılamayan bazı kişi, dernek, vs. üye ve temsilcilerinin katıldığı toplantılar sona erdi.
Alevilik ile ilgili kitap yazan bazı yazarların, Alevi kökenli bazı politikacılarla, Alevilikle ilişkileri bir türlü anlaşılamayan bazı kişi, dernek, vs. üye ve temsilcilerinin katıldığı toplantılar sona erdi.Basın en çok bu toplantıların ilki ve sonuncusu ile ilgilendi. Son toplantı Alevilerin toplantıya katılanlarla varılan mutabakat konularını açıkladı. Mutabakata varılan konular ile birlikte ilgili bakan ve koordinatörlüğün hazırlayacağı raporun hükümete sunulacağı açıklandı ve ardından da ön raporun Başbakan'a sunulduğu bildirildi.
7 Şubat 2010 Pazar
İbadethaneler ve Cemevleri
Mustafa Cemil Kılıç: "İbadethanelerle ilgili kanuna eklenmesi önerilen ifadeden de anlaşıldığına göre cem evleri bir tarikat merkezi yani "tekke" olarak nitelenmektedir. İlgili kanuna eklenmesi önerilen ifade şu şekildedir: "Birer inanç ve erkan merkezi olarak değerlendirilen cem evleri de kanunlarda ibadethanelere tanınan bütün imkanlardan yararlanır."' veya '"Cem evlerine de aynı imkanlar sağlanır." "Bir inanç ve erkan merkezi" olmak bakımından cem evlerinin Kadiri, Nakşi, Halveti tekkeleri ile aynı konuma indirgendiği apaçık ortadadır. Cem evlerine açıkça "tekke" denilmemesi de, "Tekke ve Zaviyelerin İlgası Hakkındaki Kanun"un etrafından dolaşılarak aşılması için baş vurulan hukuksal bir cambazlıktır. Oysa cem evlerinin bir "tekke" olmadığı da tarihen ve teolojik olarak nettir. Cem evleri, tıpkı camiler gibi yani camilerle eşit statüde bir İslam mabedi olarak tanımlanmak ve tanınmak zorundadır. Zira doğru olan budur."
14 Ağustos 2008 Perşembe
Stratejik İşbirliği Projesi
Üç bölgesel güç ("the three regional powers") arasında yeni bir stratejik işbirliği ("a new strategic cooperation") yaratıldı: İran, Türkiye ve Suriye. Bu üç Müslüman ülke ("the three Muslim nations") geçmişte de böylesi ilişkiler geliştirdiler, ancak bu kez üçlü bir stratejik anlaşmaya ("a trilateral strategic agreement") doğru ilerliyorlar. Küresel siyasi çevreler ("Global political circles"), İran
7 Mart 2008 Cuma
Futbol Şampiyonası'nın Avusturya'ya olumlu katkısı
Futbol Şampiyonası'nın Avusturya'ya olumlu katkısı
Şimdiye kadar Türkler ve göçmen kökenli ("Migrationshintergrund") diğer Avusturyalılar kamuoyunda göze çarpmıyordu. Politikada, parlamentoda, hükümette ve idarede yer almıyorlar, medyada ise ancak suç işledikleri zaman ya da sorun olarak dikkat çekiyorlardı. Bizim Türklerimize İslam korkusu ("der Angst vor dem Islam") ve gizli paralel toplum ("einer geheimnisvollen Parallelgesellschaft") prizması ardından bakılıyordu. Şimdi karşılaşılan genç Türk kızları ise, pederşahi ("die patriarchalisch") sistemde eve kapatılan, başı örtülü Müslüman klişesine hiç uymuyordu. Başörtülü olsun olmasın ("mit oder ohne Kopftuch"), erkeklerle birlikte ("mit ihren männlichen Landsleuten") sokakta öncelikle Türk takımı için tezahürat yapıyorlardı.
Şimdiye kadar Türkler ve göçmen kökenli ("Migrationshintergrund") diğer Avusturyalılar kamuoyunda göze çarpmıyordu. Politikada, parlamentoda, hükümette ve idarede yer almıyorlar, medyada ise ancak suç işledikleri zaman ya da sorun olarak dikkat çekiyorlardı. Bizim Türklerimize İslam korkusu ("der Angst vor dem Islam") ve gizli paralel toplum ("einer geheimnisvollen Parallelgesellschaft") prizması ardından bakılıyordu. Şimdi karşılaşılan genç Türk kızları ise, pederşahi ("die patriarchalisch") sistemde eve kapatılan, başı örtülü Müslüman klişesine hiç uymuyordu. Başörtülü olsun olmasın ("mit oder ohne Kopftuch"), erkeklerle birlikte ("mit ihren männlichen Landsleuten") sokakta öncelikle Türk takımı için tezahürat yapıyorlardı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


